Urduca yazısı sağdan sola akar. Arap-Fars alfabesinin bir uzantısını kullanır; Pakistanlılar bunu “Nastaliq” hat sanatı stilinde yazar. Türkçe konuşan biri için ilk şaşırtıcı keşif, Urduca metni okumaya başladığında karşısına çıkan tanıdık kelimelerin yoğunluğudur. “Kitab” (kitap), “alam” (alem), “vatan”, “mülk”, “millet”, “haq” hep tanıdık. Bunun nedeni Urduca’nın oluşumunda Türkçe’nin de doğrudan rol oynaması.
Urduca ve Hintçe gramer ve günlük konuşma dilinde aynıdır. İki Hintli ile Pakistanlı sohbet ederken aynı kelime hazinesi ve yapıyı kullanır. Fark yazıda ortaya çıkar. Hintçe Devanagari (देवनागरी) alfabesi kullanır, sözcükleri Sanskritçe’den seçer. Urduca Arap-Fars alfabesi kullanır, sözcükleri Farsça-Arapça-Türkçe’den seçer.
Bu fark din ve siyaset etrafında şekillendi. 1947 bölünmesinde Pakistan Müslümanlar için kuruldu ve Urduca resmi dil oldu (gerçi Pakistan’da Urduca anadil olanların oranı yüzde 8 civarında, çoğunluk diğer Pakistan dillerini konuşur). Hindistan tarafında Hintçe ulusal dil olarak benimsendi. İki dil böylece siyasi sınırla ayrıldı, oysa konuşma düzeyinde aynı dilden ibarettir.
Çeviri çıktısı Urduca standardındadır. Yazımı Nastaliq stili görmek istiyorsanız ek bir font yüklemeniz gerekebilir.
Babürlü hanedanı 1526’da Hindistan’da hüküm sürmeye başladığında Çağatay Türkçesi konuşuyordu. Babür’ün anılarını Türkçe yazdığı “Baburname” tarihsel kaynaklardan biridir. Saray ve ordunun günlük dili yıllar içinde Türkçe-Farsça-Hintçe karışımı bir kaide üzerine oturdu. “Urdu” kelimesi de zaten Türkçe “ordu” kelimesinden gelir; askeri kamp dili demektir.
Türkçe’den Urduca’ya doğrudan geçen veya tanıdık kelimeler:
Daha fazlası Farsça yoluyla geldi. Farsça pek çok Türkçe kelimeyi alıp Urduca’ya aktardı. Modern Urduca konuşan biri kelime hazinesinin bir bölümünü Türkçe ile paylaşır.
Urduca yazımı Arap alfabesinin uzantısıdır ama görünüşü standart Arap yazımından farklıdır. Pakistan’da yaygın “Nastaliq” stili harfler eğik yazılır, kelimeler sağdan sola eğri bir akışla iner. Bilgisayarda bu stilin doğru görünmesi için özel font gerekir; standart Arapça fontları “Naskh” (düz) stili kullanır ve Urduca metin Arapça gibi görünür.
Alfabede 39 harf vardır; Arapça’nın 28 harfine 11 ek harf eklenmiştir (Farsça’dan ve Hint dillerinden gelen sesler için). Örneğin “p” sesi Arapça’da yoktur; Urduca’da پ harfi kullanılır.
Urduca’da iki cinsiyet vardır: eril ve dişil. Hintçe ile aynı sistem. Sıfatlar ve fiiller cinsiyete göre çekilir. “İyi öğretmen” eril mi dişil mi olduğuna göre şekil değiştirir.
Saygı düzeyi de aynı üç katmanlı: tū (samimi), tum (orta), āp (saygılı). İş ortamında āp standarttır; aile içinde tum yaygın; çok yakın çevrede tū kullanılır.
Pakistanlı işçi ve göçmenler. Türkiye’de Pakistanlı topluluk büyüdü. Üniversite öğrencileri, işçiler, küçük esnaf İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde yaşıyor. Komşuluk ve gündelik iletişim için Urduca çeviri pratik araç.
Pakistan ile ticaret. Tekstil, mobilya, ticari mal alışverişi alanlarında Türk-Pakistan iş ilişkileri var. İletişim çoğunlukla İngilizce ile yürür ama bazı yerel belgeler Urduca olur.
Hac yolu. Pakistan Müslümanları için hac ve umre yolculuğu ortak deneyim. Türkiye üzerinden geçen Pakistanlı hacılarla iletişim için makine çevirisi yardımcı olur.
Akademik bağlar. Babürlü tarihi, Hint-Türk-Müslüman ilişkileri, Pakistan tarihi, Güney Asya İslam çalışmaları alanlarında Urduca akademik üretim önemlidir. İqbal’in (Allama Iqbal) Urduca şiirleri Türkiye’de değer görür; orijinal kaynağa erişim için Urduca yardımcı olur.
Pakistan dizileri. Türkiye’de Pakistan dizileri (özellikle aile dramları) yayınlanmaya başladı. Türk dizilerinin Pakistan’da büyük popülerlik kazanmasının karşılığında Pakistan yapımları da Türkiye’ye ulaşıyor. Diyalog ve şarkı sözleri için makine çevirisi pratik.
İslami akademik metinler. Hindistan-Pakistan İslam alimlerinin (Mevdudi, Iqbal, Nadwi) Urduca eserleri Türkiye’de tercih edilen kaynaklardır. Bazıları Türkçe’ye çevrilmiştir ama tüm eserlerin Türkçe karşılığı yoktur.