Türkçeden İzlandacaya çeviri ihtiyacı sınırlıdır ama gerçek bağlamlarda ortaya çıkar. Reykjavik’te yaşayan az sayıda Türk, Avrupa’nın en muhafazakar yapısını koruyan dile çeviri yapmak zorunda kalabilir. İzlandaca öğrenmesi zor bir dildir; çevirisi de buna paralel olarak yabancı bir mantık gerektirir.
İzlandaca dünyada en az değişmiş Avrupa dillerinden biridir. 9. yüzyılda Norveç’ten gelen Vikinglerin konuştuğu Eski Norsça’dan günümüze pek az farkla ulaşmıştır. Bir İzlandalı bugün 13. yüzyılda yazılmış ortaçağ destanlarını (sagaları) sözlük gerekmeden okuyabilir.
Bu özellik İzlandaca’yı diğer İskandinav dillerinden ayırır. İsveççe, Norveççe, Danca eskiyi büyük ölçüde sadeleştirmiş; İzlandaca eski karmaşık çekimleri korumuştur.
Pratik sonucu: Türkçeden İzlandaca’ya çeviri çoğu Avrupa diline kıyasla daha yapısal dönüşüm gerektirir.
İzlandaca dört hal kullanır (nominatif, akkusatif, datif, genitif) ve isimleri bu hallere çekiyor. Türkçenin altı haline yakın bir mantık ama çekim yoğunluğu daha yüksek.
“Arkadaşımdan” Türkçede tek kelimedir; İzlandaca’da:
Sonuç: “frá vini mínum” (eril) veya “frá vinkonu minni” (dişil). Çekim ekleri kelime sonunu değiştirir; Türkçeden çevirde motorun bunları doğru seçmesi gerekir.
İzlandaca’da üç cinsiyet vardır: eril (karlkyn), dişil (kvenkyn), nötr (hvorugkyn). Her isim bu üç sınıftan birine girer; cinsiyet kelime sonundan tahmin edilebilir ama istisnalar vardır.
Türkçedeki cinsiyetsizlik İzlandaca’ya çevrilirken motor varsayım yapar. Aynı zamanda sıfatlar isme uyar, fiiller özneye göre çekilir; cinsiyet seçimi çıktının tamamına yansır.
İzlandaca yabancı kelime kabul etmemekle ünlüdür. Çoğu dil “computer” kelimesini bir biçimde benimser; İzlandaca kendi sözcüğünü yarattı: “tölva” (tala “sayı” + völva “kahin”).
Modern teknoloji terimleri:
Türkçedeki “internet”, “smartphone”, “bilgisayar” gibi yaygın kelimeler İzlandaca’ya yerel karşılıklarla aktarılır. Çıktı bu kelimeleri tanıdık olmayan formlarda gösterir; bu doğal İzlandaca’dır.
İzlanda alfabesi Latin harfleri dışında özel karakterler içerir:
Çıktıdaki bu özel karakterlerin doğru göründüğünden emin olmak için modern tarayıcı ve UTF-8 desteği gerekir. Eski sistemler þ ve ð harflerini bozuk gösterebilir.
İki ülke arasında tarih boyunca diplomatik veya ticari yoğun ilişki kurulmadı. Modern dönemde de bağ sınırlı kaldı.
İlginç bir tarihsel anekdot: 1627’de “Türk Korsanları” denen Cezayirli korsanlar İzlanda’nın güney kıyılarına saldırdı. Yaklaşık 400 İzlandalı kaçırılarak Cezayir’de köle olarak satıldı. “Tyrkjaránið” (Türk Saldırısı) olarak bilinen olay İzlanda kollektif belleğinde yer eder. Ancak bu olay etnik Türklerle ilgili değildi; Cezayirli korsanlara o dönem “Türk” denmesi Osmanlı’nın bölgedeki nominal hakimiyeti nedeniyleydi.
Bu yüzden İzlandaca’da Türkçe etkili kelime aramak nafiledir. Yerel kavramlar ve yiyecek isimleri dahi Norveç-Faroe-Britanya etkisi taşır.
İzlanda’da yaşayan Türkler. Reykjavik’te küçük bir Türk topluluğu var. Oturma izni, vergi yazışması, sağlık sigortası belgeleri için Türkçeden İzlandaca’ya çeviri zaman zaman gerekir. Resmi belgelerde yeminli tercüman zorunludur.
İzlanda turizmi öncesi hazırlık. Reykjavik, Mavi Lagün, Aurora Borealis gözlem turları, Þingvellir gibi destinasyonlara giden Türk turistler için temel cümleler hazırlamak; ama İzlandalılar İngilizceyi çok iyi konuşur, iletişim çoğunlukla İngilizce ile yürür.
İzlanda’da çalışmaya gitme. Turizm, balık endüstrisi, jeotermal enerji, sağlık alanlarında çalışan Türk profesyonellerin sayısı az ama mevcut. CV ve niyet mektubu çevirisi makine ile başlar; profesyonel destek nihai metin için.
Akademik araştırma. Reykjavik Üniversitesi, İzlanda Üniversitesi Türk öğrenci ve araştırmacılar için tercih edilebilir. Cermenistik, ortaçağ Avrupa edebiyatı, saga edebiyatı çalışmalarında Türkçeden İzlandaca’ya akademik metin çevirisi nadir gerçekleşir.
Su ürünleri ve enerji ticareti. İzlanda balık ürünlerinde dünya lideri (özellikle morina). Türkiye’ye ihracat yoluyla giriş yapan İzlanda ürünleri için ticari yazışmalarda Türkçeden İzlandaca’ya çeviri.
Yenilenebilir enerji. Türkiye’deki jeotermal projelerde İzlandalı uzmanlarla işbirliği yapılırken teknik çevirilerde dil farkı ortaya çıkabilir.