İzlandaca dünyada en az değişmiş Avrupa dillerinden biridir. 9. yüzyılda Norveç’ten gelen Vikinglerin konuştuğu Eski Norsça’dan günümüze pek az farkla ulaşmıştır. Bir İzlandalı bugün 13. yüzyılda yazılmış ortaçağ destanlarını (sagaları) sözlük gerekmeden okuyabilir; bu çoğu Avrupa dilinde mümkün değildir.
İzlandaca yabancı kelime kabul etmemekle ünlüdür. Çoğu dil “computer” kelimesini bir biçimde benimser; İzlandaca kendi sözcüğünü yarattı: “tölva” (tala “sayı” + völva “kahin”). “Telefon” yerine “sími” (uzun ip anlamında eski bir kelime), “elektrik” yerine “rafmagn” (kehribar gücü). Yeni icat edilen şeyler için İzlanda Dil Konseyi yerli kelimeler türetir; halk büyük ölçüde bunlara uyar.
Bu yapı çeviride bazı sorunlar yaratır. Türkçedeki “internet”, “smartphone”, “bilgisayar” gibi yaygın kelimeler İzlandaca’ya aktarılırken yerel karşılıkları kullanılır:
Çıktıdaki bu kelimeler tanıdık olmayabilir; ama doğrudur. Ünlü modern kelimelerin İzlandaca karşılıklarıyla karşılaşmak çevirinin ilginç bir tarafıdır.
İzlanda alfabesinde Latin harfleri dışında özel karakterler vardır:
Þorn ve eð harfleri ortaçağ İngilizcesinden gelir; o zamanlar İngilizce’de de kullanılıyordu. Modern İngilizce bu harfleri “th” digrafına dönüştürdü; İzlanda bunları korudu.
Çıktıdaki bu özel karakterler doğru görünür. Ama Word veya başka programlara kopyalarken kodlama (UTF-8) sorunları çıkabilir; çıktının tam aktarımı için font desteği gerekir.
İzlandaca dört hal kullanır: nominatif, akkusatif, datif, genitif. Üç cinsiyet vardır: eril, dişil, nötr. Bu yapı eski Almancaya benzer; gramer açısından İzlandaca Avrupa’nın en muhafazakar dilidir.
Türkçeden çeviride hal sistemi paralelliği iyi çalışır; Türkçenin altı haline kıyasla daha az hal var ama mantık aynıdır. Cinsiyet için motor varsayım yapar.
Doğrudan tarihi temas yok. İki ülke coğrafi olarak çok uzak; tarih boyunca diplomatik veya ticari yoğun ilişki kurulmadı. Modern dönemde de bağ sınırlı.
Bir tarihi anekdot: 1627’de “Türk Korsanları” denen Cezayirli korsanlar İzlanda’nın güney kıyılarına saldırdı (Tyrkjaránið olayı). Yaklaşık 400 İzlandalı kaçırılarak Cezayir’de köle olarak satıldı; bazıları sonradan kurtarılarak ülkeye döndü. Olay İzlanda kollektif belleğinde yer eder; “Türk” kelimesi (Tyrkir) Cezayir korsanlarına atıfla kullanılmıştı, etnik Türklerle ilgili değildi.
Bu yüzden modern İzlandaca’da Türkçe etkili kelime aramak nafiledir. Yerel yemek ve kavramlar dahi Norveç-Faroe-Britanya etkileri taşır.
İzlanda turizmi. Reykjavik, Mavi Lagün, kuzey ışıkları (aurora borealis), Gullfoss şelalesi, Þingvellir Türk turistlerin keşfettiği destinasyonlar. Schengen vizesi gerekiyor. Otel, kiralık araç, restoran iletişimi için makine çevirisi pratik. İzlandalılar İngilizceyi çok iyi konuşur; iletişim çoğunlukla İngilizce ile yürür.
İzlanda’da göç ve çalışma. Türkiye’den İzlanda’ya çalışmak için gidenlerin sayısı sınırlı ama mevcut. Reykjavik’te küçük bir Türk topluluğu var. Oturma izni, vergi yazışması için İzlandaca çeviri gerekir; resmi belgelerde yeminli tercüman zorunludur.
Akademik araştırma. Cermenistik, ortaçağ Avrupa edebiyatı, saga edebiyatı, dilbilim çalışmalarında İzlandaca kaynaklar önemlidir. Eski Norsça araştırması yapan Türk akademisyenler için kaynak dilidir.
Su ürünleri ticareti. İzlanda balık ürünlerinde dünya lideri (özellikle morina). Türkiye’ye ithalat yoluyla giriş yapan İzlanda ürünleri için ticari yazışmalarda çeviri gerekebilir.
Yenilenebilir enerji. İzlanda jeotermal enerji konusunda dünya örneklerinden biri. Türkiye’deki jeotermal projelerde İzlandalı uzmanlarla işbirliği yapılırken teknik çevirilerde dil farkı ortaya çıkabilir.
Müzik ve film. Björk, Sigur Rós, Of Monsters and Men gibi sanatçılar küresel ün taşır. Şarkı sözü çevirisi makine için sınırlıdır; mecazi yoğunluk ve yerel kültürel atıflar nedeniyle profesyonel çevirmen tercih edilir.