İspanyolca dünyada anadil olarak konuşan sayısı bakımından ikinci sıradadır; yaklaşık 500 milyon kişi konuşur (yalnızca Mandarin Çincesi önde). Ama “İspanyolca” tek bir şey değil. İspanya’da konuşulan İspanyolca ile Meksika’da, Arjantin’de, Şili’de konuşulan birbirinden farklıdır. Çeviri yaparken hedef kitlenin neresi olduğu sonucu doğrudan etkiler.
İki büyük varyant arasında en bariz fark “tú” ve “vos” arasındaki ayrım, “vosotros” ve “ustedes” tercihi.
Tú (sen) İspanya ve çoğu Latin Amerika ülkesinde kullanılır.
Vos (sen) Arjantin, Uruguay ve Orta Amerika’nın bazı bölgelerinde tú yerine kullanılır. Fiil çekimi farklıdır: “tú tienes” vs “vos tenés”.
Vosotros (siz, çoğul, yakın) İspanya’da kullanılır. Latin Amerika’da kullanılmaz.
Ustedes (siz, çoğul) İspanya’da resmi, Latin Amerika’nın tamamında hem resmi hem yakın anlamda kullanılır.
Çıktı genelde standart İspanya İspanyolcasıdır. Meksikalı veya Arjantinli birine yazıyorsanız çıktıdaki “vosotros” formlarını “ustedes” ile değiştirmek gerekebilir.
Telaffuz farkları da var. İspanya’da “c” ve “z” Türkçe “th” gibi okunur (Madrid’de “Barcelona” “Barthelona”); Latin Amerika’da “s” gibi okunur (“Barselona”). Bu farkın adı “ceceo/seseo”.
İspanyolca okuma kuralları nettir; istisna azdır. Yazılan harf birkaç istisna dışında telaffuz edilir.
Bir kez kuralları öğrendiğinizde gördüğünüz herhangi bir İspanyolca kelimeyi okuyabilirsiniz. Bu özellik İspanyolca öğrenenlere büyük avantaj sağlar; Fransızca veya İngilizce’deki “her kelimeyi ayrı ayrı öğren” yükü yoktur.
İspanyolca’da iki cinsiyet vardır: eril ve dişil. Çoğu durumda son hece cinsiyeti gösterir:
İstisnalar var ama az. “El día” (gün) eril, oysa “-a” ile biter; çünkü Yunanca kökenli.
Sefarad Yahudilerinin tarihi bu bağlantının temelini oluşturur. 1492’de İspanya’dan sürülen Yahudiler Osmanlı’ya sığındı. Bu insanlar yanlarında zamanın İspanyolcasını taşıdı; bu dil yüzyıllar boyunca İstanbul, Selanik, İzmir gibi şehirlerde yaşadı. Bugün hâlâ azalan sayıda konuşulan “Ladino” (veya Judeo-Espanyol) 15. yüzyıl İspanyolca’sının dondurulmuş halidir.
Bu sayede Türkçe’ye doğrudan ya da Ladino üzerinden bazı İspanyolca kökenli kelimeler girmiştir. Ayrıca Latin temelli bir dil olduğu için İspanyolca’dan Türkçe’ye gelen kelimeler genelde Fransızca veya İtalyanca üzerinden gelmiştir.
Türkçe’ye İspanyolca’dan geçmiş bazı kelimeler:
Bunlar standart Türkçeye girmemiş olsa bile bağlamlarında tanınır.
İspanyolca’nın en bilinen tuzaklarından biri “olmak” fiilinin iki versiyonu. Türkçede tek bir “olmak” varken İspanyolca durumun kalıcı mı geçici mi olduğuna göre seçim yapar:
Ser: kalıcı özellikler, kimlik, kaynak, meslek, zaman.
Estar: geçici durumlar, konum, ruh hali.
Bu ayrım Türkçeye doğrudan yansımaz. Bir İspanyol “Estoy enfermo” der (“hastayım”), Türkçe çevirisi “hastayım” olur ama İspanyol bu cümleyi söylerken hastalığın geçici olduğunu ima eder. “Soy enfermo” desem (yanlış cümle) “kalıcı hasta” gibi tuhaf bir anlam çıkar.
Çeviri motoru bağlamdan doğru fiili seçer çoğunlukla. Türkçeden İspanyolcaya çeviride bazen yanlış seçer; çıktıyı bilen biri kontrol etmesi iyi olur.
İspanya turizmi. Madrid, Barselona, Sevilla, Valencia. Türk turistler için son yıllarda artan rota. Otelde, restoranda, müzelerde pratik araç olarak çeviri kullanılır.
Latin Amerika seyahati. Meksika, Küba, Peru, Arjantin Türkler arasında popülerleşiyor. Standart İspanyolca her iki bölgede anlaşılır ama yerel kelimeler farklılık gösterir.
İspanyol firmalarıyla iş. Banco Santander, Telefónica, Inditex (Zara), Repsol, Iberdrola gibi büyük İspanyol şirketleri Türkiye pazarında aktif. İş yazışmalarında ön çeviri makine ile yapılır.
Latin müzik ve dans. Salsa, bachata, reggaeton, flamenco hayranları şarkı sözlerini çevirir. Bu kullanımda makine çevirisi sınırlıdır; şarkı sözleri sıklıkla mecazi ve slang içerir.
Spanyolca öğrenenler. Türkiye’de İspanyolca öğrenen sayısı arttı. Cervantes Enstitüsü İstanbul ve Ankara’da aktif. Öğrenenler ödevlerini ve okumalarını desteklemek için makine çevirisi kullanır.
Akademik araştırma. Latin Amerika çalışmaları, edebiyat, antropoloji alanlarında İspanyolca kaynaklara erişim. García Márquez, Borges, Cortázar gibi yazarların Türkçeye çevrilmemiş bazı eserleri orijinalden okunur.