İbranice çevirinin ilginç yanı şudur: bu dil 19. yüzyılın sonuna kadar yalnızca dini ve akademik metinlerde yaşıyordu. Ana dil olarak kullanan bir topluluk yoktu. 1881-1922 arasında Eliezer Ben-Yehuda öncülüğünde başlatılan dil canlandırma çalışmaları sayesinde İbranice modern bir konuşma dili olarak yeniden doğdu. Bugün İsrail’de 9 milyon kişinin konuştuğu bu dil, dünyanın “ölü” sayılan bir dilden geri getirilen tek başarılı örneğidir.
İbranice sağdan sola yazılır. Arapça gibi. Bu durum çeviri çıktısında metnin hizalanma yönünü değiştirir; karışık metinlerde (Türkçe-İbranice yan yana) yön karışıklığı yaşanabilir.
İbranice alfabesi 22 harftir; tümü ünsüzdür. Sesli harfler (nikud) noktalama işaretleri olarak harflerin altına veya yanına eklenir; ama modern yazılı İbranice’de nikud genelde kullanılmaz. Bağlamdan anlaşılır.
Bu özellik şöyle sonuç verir: aynı yazılı kelime birkaç şekilde okunabilir. “ספר” üç harftir; “sefer” (kitap), “safar” (saydı), “sapar” (berber) okunabilir. Bağlam doğru okumayı belirler. Çeviri motoru bağlamdan tahmin yapar.
İki versiyon arasında fark vardır. İncil İbranicesi (Tanak’ın dili) yaklaşık 3000 yıl öncesinin dilidir. Modern İbranice bu temele Avrupa dillerinin (özellikle Almanca, Yidiş, Rusça, İngilizce) ve Arapça’nın etkilerini kattı.
Bir İsrailli bugün Tora’yı sözlük gerekmeden okuyabilir; ancak bazı eski kelime ve kalıplar artık günlük dilde yoktur. Çeviri motoru Modern İbranice üretir; İncil İbranicesi metinleri için ayrı kaynaklar gerekir.
İbranice’de iki cinsiyet vardır: eril ve dişil. Sıfatlar isme uyar, fiiller özneye göre çekilir. Türkçedeki cinsiyetsizlik İbranice’ye geçerken motorun seçim yapması gerekir.
İlginç tarafı şu: İbranice ikinci tekil “sen” zamiri cinsiyete göre değişir.
Bu yapı bir mektup veya mesajda alıcının cinsiyetini bilmeyi gerektirir. Çıktıda eril form varsayılır; bilgi yoksa motor erkek varsayar.
Türkiye Yahudilerinin tarihi 600 yıldan eskidir. 1492’de İspanya’dan sürülen Sefarad Yahudileri II. Bayezid tarafından Osmanlı’ya kabul edildi. İstanbul, Selanik, İzmir, Bursa, Edirne’de yerleştiler. Bu topluluk yüzyıllarca Ladino (Judeo-Espanyol) konuştu; İbranice ise dini metinlerde kullanıldı.
20. yüzyılda iki olay Türk Yahudilerinin İsrail’e göçünü tetikledi: 1948 İsrail’in kuruluşu ve sonrasında Türkiye’deki azınlık politikaları. Bugün İsrail’de “Türkiyat” diye bilinen bir topluluk vardır; Türkiye doğumlu veya Türkiye köklü Yahudiler. Bu insanlar İsrail’de hâlâ Türkçe konuşur veya kültürel bağlarını korur.
İbranice’de Türkçe kökenli kelime az ama Türkçe’de İbranice (özellikle dini bağlamda Arapça üzerinden) kelime çoktur. Bazı tanıdık örnekler:
İsrail’deki Türk topluluğu. Yaklaşık 50.000 Türkiye doğumlu veya köklü kişi İsrail’de yaşar. Türkçe konuşan bu topluluk için Türkiye’deki belgelerin İbranice çevirisi zaman zaman gerekir; kişisel kayıt, miras, mülk işleri.
Türkiye’deki Yahudi cemaati. Türk Yahudi toplumu İstanbul, İzmir, Bursa’da varlığını sürdürür. Cemaat içi yazışma çoğu zaman Türkçe; ancak İsrail ile bağlantılarda İbranice çeviri devreye girer.
İsrail-Türkiye iş ilişkileri. Diplomatik dalgalanmalara rağmen ticari ve teknolojik bağlantılar sürer. İsrail teknoloji firmalarıyla işbirliği yapan Türk şirketleri için belge çevirisi ortaya çıkabilir; çoğunlukla İngilizce yeterli olur.
Akademik bağlar. Tel Aviv Üniversitesi, Kudüs İbrani Üniversitesi, Bar-Ilan Üniversitesi Türk öğrenciler için tercih edilen yerler. Yahudi tarihi, Sefarad araştırmaları, Orta Doğu çalışmaları için İbranice kaynaklara erişim önemlidir.
Tıbbi turizm. İsrail bazı tıbbi alanlarda dünya merkezlerinden biri. Türkiye’den İsrail’e tedaviye giden hastalar için belge çevirisi gerekebilir.
Tora ve Kabala araştırması. Yahudi mistisizmi, Tora yorumları konularında Türk akademisyenler İbranice kaynaklara başvurur. İncil İbranicesi için profesyonel çevirmen gerekir; modern İbranice araçları yeterli değildir.