Modals

Modals, Türkçede "Kipler" anlamına gelir. Kipler tek başlarına kullanılamazlar, mutlaka bir fiil ile birlikte kullanılmaları gerekir.


Modals Konu Anlatımı

İngilizce kiplerin kullanımı çok basittir. Şimdiki zamanda olumlu cümlelerde "modal + fiil", olumsuz cümlelerde "modal + not + fiil" ve soru cümlelerinde "modal + özne + fiil" kalıbı kullanılır. 

CAN 

- Ebilmek anlamındadır

We can swim for one hour without stopping.   We can swim for one hour without stopping.  
Biz durmaksızın bir saat yüzebiliriz.

- Rica anlamı katar.

Can you help me?   Can you help me?  
Bana yardımcı olabilir misin?

- İzin almak için kullanılır.

Mom, can I go to cinema with my friends?   Mom, can I go to cinema with my friends?  
Anne, arkadaşlarımla sinemaya gidebilir miyim?

- Öneri sunmak için kullanılır.

Can we do our homeworks?   Can we do our homeworks?  
Ev ödevlerimizi yapabilir miyiz (yapalım mı, yapmaya ne dersiniz)?

COULD

- Can 'in geçmiş halidir. 

I could play basketball when I was a child.   I could play basketball when I was a child.  
Çocukken basketbol oynayabilirdim.

- Can 'dan daha kibar anlamda rica anlamı katar.

Could you help me?   Could you help me?  
Bana yardımcı olabilir miydiniz?

- Can 'dan daha kibar anlamda izin almak için kullanılır.

Could we use your computer when you are not at office?   Could we use your computer when you are not at office?  
Siz ofiste değilken bilgisayarınızı kullanabilir miyiz?

- Öneri sunmak için kullanılır.

Can we go swimming?   Can we go swimming?  
Yüzmeye gidebilir miyiz?

WILL

- Bir şeyi yapmaya söz verildiğinde ya da gönüllü yapılacak eylemlerden bahsetmek için kullanılır.

Stacey promises that she will love his boy friend forever.   Stacey promises that she will love his boy friend forever.  
Stacey erkek arkadaşını sonsuza dek seveceğine söz veriyor.

- Rica etmek için kullanılır.

Will you turn down the radio?   Will you turn down the radio?  
Radyonun sesini kısar mısın?

- Olasılık belirtmek için kullanılır.

They will get divorced within a a few months.   They will get divorced within a a few months.  
Onlar birkaç ay içerisinde boşanırlar.

WOULD

- Will 'in geçmiş zaman halidir.

  Stacey promised that she would love his boy friend forever.   Stacey promised that she would love his boy friend forever.  
Stacey erkek arkadaşını sonsuza dek seveceğine söz verdi. 

- Rica etmek için kullanılır. Will 'den daha kibar anlam içerir.

Would you please give me a glass of water?   Would you please give me a glass of water?  
Bana bir bardak su verebilir miydiniz?

MAY

- Yüksek bir olasılıktan bahsetmek için kullanılır.

It may rain this night.   It may rain this night.  
Bu gece yağmur yağabilir.

- İzin istemek için kullanılır.

May I use your eraser?   May I use your eraser?  
Silgini kullanabilir miyim?

MIGHT

May 'in geçmiş halidir.

It might rain last night.   It might rain last night.  
Dün gece yağmur yağabilirdi?

You might get drowned in sea yesterday.   You might get drowned in sea yesterday.  
Dün denizde boğulabilirdin. 

MUST

- Gereklilik belirtir.

You must finish your homeworks.   You must finish your homeworks.  
Ev ödevlerini bitirmelisin.

- Olasılık belirtir.

They must be very happy.   They must be very happy.  
Onlar mutlu olmalılar.

SHALL

 - Öneri sunmak için kullanılır. 

Shall we come with you?   Shall we come with you?  
Seninle gelelim mi?

SHOULD

- Tavsiyede bulunmak için kullanılır.

You should eat less as you are very fat.   You should eat less as you are very fat.  
Çok şişman olduğun için daha az yemelisin.

We should work harder to catch them.   We should work harder to catch them.  
Onları yakalamak için daha sıkı çalışmalıyız.

OUGHT TO

- Tavsiyede bulunmak için kullanılır. Should ile aynı anlama gelir, fakat kullanım sıklığı should 'a göre daha azdır.

You are getting fat. You ought to run every morning.   You are getting fat. You ought to run every morning.  
Şişmanlıyorsun. Her sabah koşmalısın. 


"Modals konu anlatımı" sayfamızı beğendiyseniz lütfen paylaşınız :)